İsrail Meclisi’nin kabul ettiği tartışmalı “idam” yasasına ABD’den tepki gelmedi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Filistinli esirleri hedef alan “idam yasasını” eleştirmekten kaçınarak, İsrail’in “terörden suçlu bulunan kişiler” için kendi yasalarını ve cezalarını belirleme konusundaki egemenlik hakkına saygı duyduğunu açıkladı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin bu tür tedbirlerin adil bir dava ve uygun yargılama güvenceleri çerçevesinde uygulanacağına dair İsrail yönetimine güvendiği savunuldu. “İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailliyi veya ülkede yaşayan birini öldürmek” gerekçesine dayandırılan yasa, mahkumların İsrail Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilen ve kimlik gizliliği ile cezai dokunulmazlık tanınan gardiyanlarca asılarak idam edilmesini öngörüyor.
Onaylanan yasaya göre, idam cezası için mahkemelerde oy birliği şartı aranmayacak ve karar basit çoğunlukla verilebilecek, ayrıca savcılığın özel bir talebi olmaksızın da bu ceza uygulanabilecek. İdama mahkum edilen kişilerin ayrı gözaltı merkezlerinde tutulacağı, yetkili kişiler dışında ziyaretçi kabul edilmeyeceği ve avukat görüşmelerinin yalnızca görüntülü olarak yapılabileceği belirtiliyor. Yasa kapsamında, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan askeri mahkemelerin de idam cezası verme yetkisi bulunurken, Savunma Bakanı’nın yargı heyetine görüş bildirme hakkı bulunuyor.
Tasarıdaki en dikkat çekici düzenlemelerden biri, işgal altındaki Filistinli mahkumlara idam cezası verilmesi durumunda af ve temyiz yolunun tamamen kapalı tutulması oldu. Buna karşın, İsrail’de yargılanan diğer mahkumlar için idam cezasının ömür boyu hapis cezasına çevrilebilme imkanı korunuyor. İnfaz sürecinde görev alacak personelin tam koruma altına alındığı bu düzenleme ile İsrail, Filistinli mahkumlar üzerindeki yargısal süreçleri sertleştirirken, ABD yönetimi bu adımı İsrail’in iç hukuk tasarrufu olarak değerlendirdi.
