İzmir Bergama’da dedesinin ve babasının yoğurtçuluk ve sütçülük mesleğini devralan Eşref Amca, 14 yaşından beri emek verdiği kahvaltı dükkanını kapatıyor.
Yıllardır değişmeyen kahvaltı hazırlama ve servis şekli ile ziyaretçilerin uğrak noktası olan Eşref Taşkın, ilerleyen yaşına rağmen çalışmasıyla kendine hayran bıraksa da daha sonra işi oğluna devretti.
“BİR İKİ AY İÇERİSİNDE KAPATACAĞIZ”
Taşkın’ın oğlu Erkin Taşkın dükkanın bulunduğu alanın kamulaştırıldığını, işletmeyi kısa süre içinde kapatmaya hazırlandıklarını söyledi.
Yeni bir işletme açmayacaklarını belirten Taşkın, “Bir iki ay içinde kapatacağız. Babamın yaşından dolayı bu saatten sonra dükkan açacak değiliz. Biz de pek istemiyoruz. Çünkü zor iş bu işler.” dedi.
Dükkanın kendileri için yalnızca bir iş yeri olmadığını vurgulayan Taşkın, “Daha önce burası bizim evdi. Dükkan baştaydı. Genişlettiler, burası dükkan olarak kaldı. Onun anıları, her şeyi burada. İki büklüm ama gelmek istiyor. Ne yapacağız, getiriyoruz. Şimdi zaten ‘Ben ne yapacağım evde?’ deyip duruyor. Biz de ‘Sen yatağa hapis değilsin, şükret haline.’ diyoruz. Öyle avutuyoruz.” ifadelerini kullandı.
İşleri oğlu Erkin Taşkın’a devretmesine rağmen çok sevdiği dükkanına gelmeye devam eden Eşref amca, burada oğluna yardım ederken müşterilerle de muhabbet ediyor.
Özenle hazırlanan bal, kaymak, peynir, süt, çay, yumurta ve zeytinden oluşan kahvaltı menüsüyle Taşkın’ın kahvaltı salonu, ilçe dışından gelen ziyaretçilerini de ağırlıyor.
Eşref Taşkın, geçmişten bugüne kahvaltı deneyimi yaşatan ve taze ürünleriyle müşterilerinin gönlünde yer edindi.
Eşref Taşkın, dükkanla bağının çocuk yaşlarda başladığını söyledi. Dükkanda çalıştığı ilk zamanlarda kahvaltının bugünkü gibi yaygın olmadığını belirten Taşkın, “İlk zamanlar süt, ekmek veriyorduk kahvaltıda. O zaman insanlar için bu tip kahvaltılar lükstü. Kaliteli malzeme kullanıyoruz. En başta lezzet. Lezzet ve normallik. Karışık bir şey yok. Olduğu gibi doğal.” dedi
İşletmesinin küçük bir yer olduğunu ancak insanların burayı sahiplendiğini anlatan Taşkın, kendisine gösterilen ilgiden mutlu olduğunu dile getirdi.
Yaşı nedeniyle yorulduğunu anlatan Taşkın, şunları kaydetti:
“İnsan yaşlandıkça başka şeyler, rahatlık düşünüyor. Geliyorum, burada oturuyorum, vakit geçiriyorum. Dükkanı işletmesem de gelip otursam benim için büyük bir rahatlık. Benim için bir devlet burası. Küçük bir işletme, büyük değil ama ne bileyim, insanlar büyütüyorlar. Herkes beni çok seviyor. Ben Picasso muyum? Ben sebep bulamıyorum. Gayet normal görüyorum her şeyi. ‘Senin için geldik.’ diyorlar. Almanya’dan, İtalya’dan, Kafkaslardan gelen var.”
İzmir’in Bergama ilçesinde yaşayan Eşref Taşkın, dedesinin açtığı ve yaklaşık 80 yıldır kendisinin geleneksel lezzetlerle işlettiği kahvaltı salonunu kapatacak olmanın hüznünü yaşıyor.
Eşref Taşkın, dedesinin Selinos Deresi yakınında açtığı dükkanda 16 yaşında çalışmaya başladı. Bölgeye özgü lezzetlerle kahvaltı hazırlayan Taşkın, 20 yaşında işin başına geçti.
Kore Savaşı’na katılan ve vatani görevini yerine getirdikten sonra Bergama’ya dönerek çalışmaya başlayan Eşref Taşkın, kahvaltıda misafirlerine; Bergama tulumu, zeytin, bal-kaymak, yumurta, çıtır ekmek ve ballı süt sunuyordu.
Adıyla özdeşleşen mekanda 96 yaşındaki Eşref amcanın yıllardır değişmeyen kahvaltı hazırlama ve servis şekli, zamanla işletmeyi ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri haline getirdi.
UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRRINI AÇIKLAMIŞTI
İlerleyen yaşına rağmen çalışmaktan vazgeçmeyen Eşref Amca, daha önceki röportajlarında rüyasında bile çalıştığını söylerken, uzun ve sağlıklı yaşamın sırrını da “içini ferah tutmak, küçük şeylerden mutlu olmak ve stresten uzak durmak” diye özetlemişti.
