Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Herkes E-5 diyor; Peki neden 5? İşte hikayesi

İstanbul’da milyonlarca kişinin her gün kullandığı E-5 Karayolu’nun adı, aslında geçmişte Avrupa’yı İstanbul üzerinden Asya’ya bağlamayı hedefleyen uluslararası ulaşım planlarına dayanıyor.

İstanbul'da milyonlarca kişinin her gün kullandığı E-5 Karayolu'nun adı, aslında

İstanbul’da işe, okula ya da evine gitmek için yola çıkanların sıkça duyduğu bir isim var: E-5.

Trafik haberlerinde, navigasyon uygulamalarında ve günlük konuşmalarda kendine yer bulan bu isim, kent yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Peki, neden bu yola E-5 deniyor? 

E-5’in hikayesi, yalnızca bir karayolunun inşa edilmesinden ibaret değil.

Avrupa ile Asya arasında ulaşımı kolaylaştırma düşüncesinden, Türkiye’nin modern karayolu ağına geçişine ve İstanbul’un batıya doğru büyümesine uzanan uzun bir geçmişi bulunuyor.

Hikayesine birlikte bakalım.

LONDRA ASFALTI İLE BAŞLADI

Bugün D-100 olarak bilinen güzergahın geçmişi, 1930’lu yıllarda gündeme gelen uluslararası otomobil seyahati projelerine kadar uzanıyor.

1950’de Avrupa ülkeleri Cenevre’de imzaladıkları bir bildiriyle uluslararası ana yolların listesini yaptı; her yol E harfi ve bir numara aldı.

Türkiye bu bildiriye 1954’te katıldı. 5 numaralı yol, yani E5, Londra’dan çıkıp Viyana, Budapeşte ve Belgrad’dan geçiyordu.

1966’daki listede Edirne ve Silivri üzerinden İstanbul’a giriyor, İzmit, Bolu, Ankara, Adana ve İskenderun’dan geçip Suriye sınırında bitiyordu.

1975’te yeni bir liste yapıldı; bugün Edirne’den İstanbul’a gelen Avrupa yolu E80. İstanbul’daki yolun resmi numarası D-100, ama adı hala E-5.

1950’LERDE HIZLANDI

Türkiye’de karayolu ulaşımının gelişmesinde 1950 yılı önemli bir dönüm noktası oldu. Karayolları Genel Müdürlüğü 1 Mart 1950’de kuruldu. 

Uluslararası ulaşım bağlantıları da bu gelişmelerin önemli bir parçasıydı.

Avrupa’yı Türkiye üzerinden doğuya bağlayan güzergahların geliştirilmesi, ülkenin transit taşımacılıktaki konumunu güçlendirme hedefiyle örtüşüyordu.

PEKİ, E-5 ADI NEREDEN GELİYOR?

E-5 adı, Türkiye’nin kendi içinde bir yola verdiği rastgele bir isim değil. Avrupa uluslararası karayolu ağı kapsamında kullanılan güzergah numaralandırmasıyla bağlantılı.

Türkiye’de geçmişte E-5 olarak anılan yol, yıllar içinde farklı düzenlemelerle bugünkü D-100 numarasını aldı. 

İstanbul’da kullanılan E-5 adı, yolun geçmişinden kalan ve halk arasında yerleşmiş bir kullanım olarak değerlendiriliyor.

BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ YOLUN HİKAYESİNİ DEĞİŞTİRDİ

E-5’in İstanbul’daki gelişimini etkileyen en önemli aşamalardan biri de Boğaziçi Köprüsü’nün 1973 yılında hizmete açılması oldu.

Köprü, Avrupa ve Asya yakaları arasında kesintisiz karayolu bağlantısı kurulmasını sağladı. Böylece Avrupa yakasındaki Londra Asfaltı ile Anadolu yakasındaki Ankara Asfaltı arasındaki bağlantı güçlendi.

İSTANBUL’UN ETKİSİ

İstanbul’un nüfusu ve yerleşim alanları büyüdükçe karayollarının kent yaşamındaki rolü de arttı. 

Zamanla E-5 yalnızca şehirler arası bir güzergâh olmaktan çıktı; İstanbul’un günlük yaşamında işe gidiş gelişlerin, toplu taşımanın, ticaretin ve yoğun trafiğin merkezindeki ana ulaşım koridorlarından biri haline geldi.

RESMİ ADI D-100 OLDU

Bugün Karayolları Genel Müdürlüğünün yol ağı içinde güzergâh D-100 olarak anılıyor.

Yolun numarasının 1992 yılında değiştirildi. Ancak yıllarca E-5 adıyla bilinen bu yolun eski ismi, özellikle İstanbul’da günlük dilde kullanılmayı sürdürüyor.