Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

İsrail medyasından dikkat çeken Türkiye itirafı: Bizi köşeye sıkıştırıyor

İsrail basınında yayımlanan analizlerde, Türkiye’nin yalnızca Filistin davasını savunmadığı, aynı zamanda İsrail’i bölgesel ve küresel ölçekte diplomatik baskı altına aldığı ifade edildi.

İsrail basınında yayımlanan analizlerde, Türkiye'nin yalnızca Filistin davasını savunmadığı, aynı

İsrail’de yayımlanan ‘zman.co.il’ internet sitesinde yer alan kapsamlı bir analizde, Türkiye’nin Filistin meselesine yönelik politikaları ele alındı.

Analizde, Ankara’nın yalnızca Filistin davasını savunmakla kalmadığı, aynı zamanda izlediği diplomatik girişimlerle İsrail’i bölgesel ve küresel düzeyde zor durumda bıraktığı belirtildi.

Değerlendirmede, Türkiye’nin uluslararası platformlardaki adımlarının İsrail’in meşruiyetine yönelik baskıyı artırdığı ifadelerine yer verildi.

TÜRKİYE’NİN ÇOK BOYUTLU STRATEJİSİ

İsrail merkezli analizlerde, Türkiye’nin son dönemde izlediği dış politika yaklaşımının Tel Aviv yönetimi üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Analizlerde, Ankara’nın Filistin meselesini yalnızca bir işgal veya çatışma olarak ele almadığı, İsrail’i bölgesel güvenlik, uluslararası hukuk, ekonomik düzen ve insani değerler açısından bir tehdit olarak tanımladığı yazıldı.

Bu yaklaşımın, Filistin meselesini uluslararası kamuoyunda daha geniş bir zemine taşıdığı ifade edildi. Ayrıca analizde, 293 farklı kaynağın incelendiği araştırmaya atıf yapılarak, bu kaynaklarda İsrail devletinin meşruiyetinin 143 kez doğrudan sorgulandığı bilgisine yer verildi.

GAZZE’YE YÖNELİK GİRİŞİMLER ANALİZE YANSIDI

Analizde, Türkiye’nin Filistin’e yönelik diplomatik ve insani girişimlerinin uluslararası kamuoyunda geniş yer bulduğu belirtildi. Araştırma verilerine göre, Ankara’nın Gazze’deki gelişmelere ilişkin açıklamaları ile uluslararası toplumu harekete geçirmeye yönelik çağrıları 72 kez kayıtlara geçti.

Analizde ayrıca, İsrail’in Gazze’deki eylemlerine ilişkin “soykırım” nitelendirmesinin 54 kez kullanıldığı, insani kaygıların 45 kez gündeme getirildiği ve Türkiye’nin Gazze ile Batı Şeria’ya ulaştırdığı insani yardımların 44 kez vurgulandığı belirtildi.

Araştırmada, bu verilerin Türkiye’nin Filistin meselesindeki diplomatik ve insani yaklaşımının uluslararası alandaki yansımalarını ortaya koyduğu değerlendirmesine yer verildi.

TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL GÜVENLİK VİZYONU ÖNE ÇIKTI

Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamaları ve diplomatik girişimlerine geniş yer verildi.

Analizde, Türkiye’nin Filistin meselesini yalnızca Gazze ile sınırlı görmediği, Suriye, Lübnan ve Doğu Akdeniz’i de kapsayan daha geniş bir bölgesel güvenlik perspektifi benimsediği belirtildi.

Değerlendirmede, Ankara’nın İsrail’in bölgedeki politikalarına yönelik eleştirilerini uluslararası platformlarda gündeme taşıdığı belirtilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil; Halep’ten, Şam’dan ve Beyrut’tan başlar.” sözlerinin de Türkiye’nin bölgesel güvenlik anlayışının bir yansıması olarak ele alındığı ifade edildi.