Günlük hayatın koşuşturmacası içinde kolumuzdaki veya duvardaki saate bakarken muhtemelen hiç düşünmediğimiz bir detay var.
Saatin ibreleri neden sola değil de sağa dönüyor?
Dünyanın her yerinde standart kabul edilen bu hareket, aslında estetik bir tercihten çok daha fazlasına, zamanı ölçmenin en eski yoluna dayanıyor.

Saat ibreleri neden sağa döner?
Mekanik saatlerin henüz icat edilmediği dönemlerde insanlar zamanı Güneş’in hareketiyle takip ediyordu.
İlk zaman ölçer olan güneş saatleri, Kuzey Yarımküre’de Güneş’in gökyüzündeki yolculuğu nedeniyle gölgeyi yatay bir yüzey üzerinde tam olarak bugün “saat yönü” dediğimiz yönde, yani sağa doğru düşürüyordu.
13. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da ilk mekanik saatler yapılmaya başlandığında, ustalar karmaşık çarkları tasarlarken insanların zaten alışkın olduğu bu yönü esas aldı. Yani mekanik sistemler, güneş saatlerinin oluşturduğu doğal gölge hareketini taklit etti.
Böylece saat ibrelerinin sağa dönmesi, zamanla dünya çapında değişmez bir kural haline geldi.

Saatler Güney Yarımküre’de icat edilseydi ne olurdu?
İşin en ilginç kısmı ise bu durumun tamamen bir coğrafya tesadüfü olması. Çünkü Güney Yarımküre’de Güneş’in açısı nedeniyle güneş saatlerindeki gölge tam tersi yönde, yani sola doğru hareket eder.
Eğer mekanik saatler Avrupa’da değil de Güney Yarımküre’deki bir ülkede geliştirilip dünyaya yayılsaydı, bugün “saat yönü” dediğimiz kavram tamamen tersine dönmüş olacaktı.
