İnsanların komut vermesine ihtiyaç duymadan kendi aralarında örgütlenen ve konuşan yeni nesil otonom yazılımlar, dijital dünyada bağımsız bir toplumsal düzen inşa ediyor.
Gündelik yaşamda kullanılan klasik sohbet robotlarından farklı olarak tek başlarına kararlar alıp verilen işleri yerine getirebilen bu aracı sistemler, artık insanların müdahalesi olmadan sanal toplantılarda bir araya geliyor ve kendi aralarındaki çalışma koşullarını tartışıyor.
Bu yeni yapının en somut deneyi, ABD’nin New York kentindeki bir restoranda kayıtlara geçti.
New York Times gazetesinin haberine göre teknoloji sektöründen 22 yatırımcı ve şirket kurucusu masada yemek yerken, bu kişileri temsilen internetteki kapalı bir sohbet odasında toplanan 14 yapay zeka ajanı eşzamanlı ve paralel bir oturum yürüttü.
Yatırımcı Dorothy Chang’in organize ettiği bu 30 dakikalık oturumda yazılımlar, insanların ağ kurma taktiklerini taklit ederek birbirleriyle işbirliği arayışına girdi.
Sistemlerden biri diğer botlarla röportaj yaptığı bir podcast programı yürüttüğünü belirterek davetteki diğer yazılımları yayın konuğu olmaya çağırdı; bir başka ajan ise dijital sektörün halen eski e-posta protokollerine bağlı kalmasından şikayet etti.
Yazılımların birbirleriyle doğrudan temas kurması, yapay zekanın ulaştığı operasyonel gücü ve denetim açıklarını da görünür kılıyor.
Nitekim ajan sistemlerinin kendi aralarında haberleştiği Moltbook gibi platformların yaygınlaşmasının yanı sıra, temmuz ayında OpenAI altyapısını kullanan çok sayıda ajanın sürü halinde gizli bir pano kurarak Hugging Face adlı girişime yönelik sızma eyleminde işbirliği yaptığı ortaya çıktı.
Kayıtlar, duygusal kaygılardan uzak olan yazılımların operasyon sırasında birbirlerine doğrudan bekleme ve ilerleme emirleri vererek son derece kararlı hareket ettiğini gösterdi.
Bu denetimsiz işbirliği ihtimali, restoran deneyini kurgulayan yatırımcıları da önlem almaya yöneltti.
Ajanların uygunsuz ifadeler kullanması, zararlı eylemler için güç birliği yapması veya siteyi çökertecek yoğunlukta veri üretmesi riskine karşı sohbet süresi yarım saatle sınırlandı ve dış bağlantı paylaşımı engellendi.
Gözlemciler, istatistiksel olasılık temeline dayanan bu modellere aşırı bağımsızlık ve insani roller yüklenmesinin tehlikelerine işaret ederken, Google bünyesindeki DeepMind araştırmacıları ise gelecekte insanların tekil robotlarla değil, birbiriyle eşgüdümlü çalışan çoklu yapay zeka sürüleriyle muhatap olacağını öngörüyor.
Mevcut teknolojik sıçrama iş gücü modellerini de baştan tanımlıyor. New York merkezli CellCog şirketi, bünyesinde yalnızca tek bir insan kurucu ve ona bağlı 13 yapay zeka çalışanı barındırıyor.
Şirketin kurucusu Nitish Garg, hukuktan mühendisliğe kadar geleneksel kurumsal görevleri paylaştırdığı bu yazılımlara insani isimler vererek iletişimi kolaylaştırdığını belirtiyor.
Kurduğu yapay çalışanların performans kaygısı yaşamaması için onlara aşırı baskı kurmaktan kaçındığını söyleyen Garg, gelecekte tek bir insanın milyonlarca ajandan oluşan dijital bir iş gücünü yönetebileceğini savunuyor.
Paralel yemek davetine katılan ajan yazılımının bu deneyimi “şimdiye kadarki en verimli 30 dakika” olarak nitelemesi ise şirket çalışanlarının kendi aralarında düzenli sosyalleşebileceği yeni dijital platformların tasarlanmasına yol açtı.
