Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Kemal Kılıçdaroğlu: Bölgenin dominant gücü Türkiye olacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Mekke Anlaşması’na verdikleri desteğin gerekçesini açıklayarak dış politikadaki bölgesel vizyonunu paylaştı. Kılıçdaroğlu, “Bölgenin dominant gücü Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacaktır” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Mekke Anlaşması’na

Ankara’da siyasetin yoğun gündemi devam ediyor.

CHP’ye mahkemenin mutlak butlan kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2027 bütçe teklifini eleştirdi.

Kılıçdaroğlu bütçenin üreticiye, memura, işçiye, fındık üreticisine, karpuz üreticisine, portakal üreticisine, limon üreticisine, besiciye, fakir fukaraya hizmet etmediğini ifade etti.

Ülkedeki her sorun karşısında CHP’nin açıklamalarının merakla beklendiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye’nin kalkınmasını hedeflediğini ifade etti.

MEKKE ANLAŞMASI’NA İLİŞKİN KONUŞTU

Kılıçdaroğlu, açıklamasında Mekke Anlaşması’nı savunarak Türkiye’nin bölgede etkili bir güç olması gerektiğini söyledi.

Anlaşmaya evet oyu verilmesini eleştirenlere yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Bu bölgede Türkiye dominant bir güç olmak zorundadır, güçlü olmak zorundadır.” dedi.

ASKER GÖNDERİLECEK İDDİALARI

Türkiye’nin ekonomi ve kültür dahil her alanda söz sahibi olmasını istediğini belirten Kılıçdaroğlu, dizi filmlerin Şam’da, Mekke’de, Azerbaycan’da, Özbekistan’da ve Balkanlar’da çekilmesini arzu ettiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bölgesel güç olması gerektiğini yinelerken, asker gönderileceği yönündeki eleştirilere karşılık, Mekke Anlaşması’nda asker gönderilmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığını söyledi. 

“TÜRKİYE GÜCÜNÜ GÖSTERMEK ZORUNDADIR”

Mekke Anlaşması’na değinen Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Hiçbir egemen gücün karşısında boyun eğmedik, hiçbir egemen güce yalvarmadık. Egemen güçler Osmanlı’yı batırdılar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlet olmak zorundadır, bölgesinin en güçlü devleti olmak zorundadır. Bazen diyorlar ya, itiraz ediyorlar, ‘Mekke Anlaşması’na niye evet diyorsunuz?’ Bölgenin dominant gücü ya Türkiye olacak ya da başka bir ülke. Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak. Bölgedeki ayrılan egemen güçleri görüyorsunuz, oradaki boşluğu da görüyorsunuz. O boşluk içerisinde Türkiye gücünü göstermek zorundadır, çabasını göstermek zorundadır.

“BÜTÜN ALANDA SÖZ SAHİBİ OLACAKSINIZ”

Endişemiz İran’dı. ‘Acaba İran’la bir ayrışma olabilir mi?’ diye. İran’la da sorun olmayınca, bu bölgede Türkiye dominant bir güç olmak zorundadır, güçlü olmak zorundadır. Terör olayının bitmesiyle beraber iki büyük emperyal gücün Orta Doğu’dan çekilmesiyle beraber ortaya çıkan bir boşluk var. Kim dolduracak burayı? Kültürümüz aynı, inançlarımız aynı. Farklı mezheplerden olsa da aynı kültürü yaşıyoruz, aynı bölgedeyiz, aynı yerdeysek akrabalık ilişkilerimiz var. Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır, altını çiziyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır. Kendi dar sınırlarınızın içine kendinizi hapsedemezsiniz. Bölgesel güç olacaksınız; ekonomisiyle, kültürüyle bütün alanda söz sahibi olacaksınız.

“BÖLGESEL GÜÇ OLMAZSANIZ EZİLİRSİNİZ”

Dizi filmlerimiz çok izleniyor dünyanın her tarafında. Keşke bizim dizi filmlerimizin bir bölümü Şam’da çekilse, bir bölümü Mekke’de çekilse, bir bölümü Azerbaycan’da çekilse, bir bölümü Özbekistan’da çekilse, bir bölümü Balkanlar’da çekilse. Biz bütün bu coğrafyada söz sahibi olmak zorundayız. Bölgesel güç olmazsanız ezilirsiniz, yok olursunuz. Bizim ufkumuzu görmeyenler, yeni dünya düzeninin ne olduğunu bilmeyenler bunu bilemezler. ‘Asker gönderecekmiş.’ Hayır efendim, öyle bir şey yok. Biz bunu sorarız, soruştururuz, bakarız. Yemen yetkilileriyle de görüştüm, Yemenli Bakan’la da görüştüm. Onlara da söyledim, ‘Mekke Anlaşması için Türkiye oraya geliyorsa o bölgede barışı sağlamak için geliyordur, bundan emin olun’ dedim. ‘O bölgede huzuru sağlamak için geliyordur.’

“DIŞ POLİTİKADA İKTİDAR, MUHALEFET OLMAZ”

O nedenle dünyayı bilmeyen, dünyadaki gelişmeleri bilmeyen, yeni dünya düzenini bilmeyen, teknolojideki gelişmelerin yeni dünya düzenini nasıl etkilediğini bilmeyenler kafadan konuşuyorlar. ‘Vay efendim, oraya asker gidecek.’ Kardeşim, biz asker mi gönderdik? Hayır. Sözleşmede asker mi var? Hayır. Biz oturduk, didik didik ettik. Belli konularda muhalefetimiz var, onu da söyledik, tutanaklara geçirdik. Ama büyük resmi görmeden, yeni dünya düzenini görmeden ve bu yeni dünya düzeni içinde Türkiye’nin etkili bir devlet olması gerektiğini düşünmeyenler bizi anlayamaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz, halkın partisiyiz, halkın çıkarlarını savunan bir partiyiz. Daha önce de söylemiştim, dış politika millî olmak zorundadır. Dış politikada iktidar muhalefet olmaz. Dış politikada Türkiye’nin çıkarları esas alınır.”