Tarih boyunca savaşların ilk refleksi, işgal edilecek ya da denetim altına alınacak coğrafyanın hammaddeye ve ticaret yollarına erişiminin kesilmesi olmuştur. Değişen yalnızca araçlardır; amaç aynıdır. Bugün doğrudan askeri işgal yerine koridor mühendisliği, vekâlet aktörleri ve jeoekonomik baskı öne çıkmaktadır.
Bu bağlamda Zengezur Koridoru, Golan Tepeleri ve Grönland, görünürde farklı coğrafyalar olsa da aynı stratejik aklın ürünüdür: Amerikan merkezli küresel denetim mimarisi.
- Zengezur Koridoru: Türkiye Açısından Kayıp Nerede?
Zengezur tartışması yalnızca Azerbaycan–Ermenistan hattı değildir; Türkiye’nin Orta Asya’ya doğrudan erişimi meselesidir.
Türkiye’nin potansiyel zararı:
• Türkiye–Azerbaycan–Orta Asya kara bağlantısının başkasının kontrolüne girmesi
• Orta Koridor’un Çin–Avrupa ticaretinde ikincil hatta düşmesi
• Lojistik üstünlüğün Türkiye yerine ABD–AB eksenli denetimli yapılara kayması
• Türk dünyası entegrasyonunun fiziksel değil, sembolik düzeyde kalması
Zengezur’un “açılması” tek başına kazanım değildir; kimin denetiminde açıldığı belirleyicidir. Eğer koridor, ABD’nin Kafkasya’daki denge siyasetinin bir aparatı haline gelirse, Türkiye coğrafi avantajını jeopolitik bağımlılığa dönüştürmüş olur.
- Golan Tepeleri: Türkiye’nin Dolaylı Ama Derin Kaybı
Golan Tepeleri, görünürde Türkiye sınırlarının dışında olsa da sonuçları Türkiye’nin güvenlik ve enerji denklemine doğrudan etki eder.
Türkiye’nin zararı:
• Doğu Akdeniz–Levant enerji hattında İsrail merkezli tekelleşme
• Suriye’nin kalıcı zayıflatılmasıyla Türkiye’nin güney sınırında istikrarsızlık
• İran–Arap hattının kırılmasıyla ABD–İsrail eksenli yeni güvenlik mimarisi
• Türkiye’nin bölgesel arabuluculuk kapasitesinin daralması
Burada İsrail uygulayıcıdır; patron ABD’dir. Golan, askeri olmaktan çok enerji ve su güvenliği platosudur. Türkiye bu tabloda masada değilse, sonuçları sahada hisseder.
- Grönland: Türkiye’ye Uzak, Etkisi Küresel
Grönland, ilk bakışta Türkiye’yi ilgilendirmiyor gibi görünür. Oysa küresel ticaret ve enerji denkleminde Arktik, yeni Süveyş’tir.
Türkiye açısından riskler:
• Arktik deniz yollarının açılmasıyla klasik ticaret güzergâhlarının değer kaybetmesi
• İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının stratejik öneminin nispi azalması
• Nadir toprak elementleri ve enerji rezervlerinin ABD kontrolünde toplanması
• Küresel tedarik zincirlerinde Türkiye’nin jeopolitik kaldıraç gücünün zayıflaması
Grönland meselesi, “bugün değil ama yarın” Türkiye’nin önüne gelecek stratejik bir denklemdir.
Sonuç: Haritalar Değil, Akıl Değişmedi
Zengezur’da koridor, Golan’da plato, Grönland’da ada…
Coğrafyalar farklı, yöntemler güncel, fakat savaş aklı değişmemiştir.
Av. Ebubekir ELMALI
HUKUKÇU

YORUMLAR