Türkiye İçin Yapay Zekâ Destekli Finansal Erken Uyarı ve Likidite Güvenlik Ağı Önerisi
Türkiye sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelere bir bilgisayar mühendisi gözüyle baktığımda benim için temel soru şudur:
Bir finansal sorun büyüyüp milyonlarca yatırımcıyı etkilemeden önce, bilgisayar sistemleri bu tehlikeyi görebilir mi?
Ben Yılmaz Sönmez olarak meseleye yalnızca finans açısından değil, sistem mühendisliği açısından bakıyorum.
Ben olsam bir fon krizini, birbirinden bağımsız şirketlerin ve yatırımcıların problemi olarak değil, birbirine bağlı milyonlarca düğümden oluşan büyük bir bilgisayar ağı gibi ele alırdım.
Çünkü bugün karşılaştığımız mekanizma aslında bir geri besleme döngüsüdür:
Fondan çıkış → nakit ihtiyacı → hisse satışı → fiyat düşüşü → fon değerinin düşmesi → daha fazla yatırımcı çıkışı → daha fazla satış.
Finans literatüründe bunun önemli bir bölümünü likidite sarmalı (liquidity spiral) ve zorunlu satış dinamikleri (fire-sale dynamics) kavramlarıyla açıklamak mümkündür.
Ben olsam yangını değil, dumanı arardım
Bir bilgisayar mühendisi olarak benim yaklaşımım şu olurdu:
Krizi meydana geldikten sonra tespit etmeye çalışan bir sistem yerine, krizin oluşması için gereken şartların bir araya gelmeye başladığını tespit eden bir sistem kurardım.
Buna:
FİKAS – Finansal İstikrar Koruma ve Akıllı Sinyal Sistemi
adını veriyorum.
Benim önerdiğim FİKAS’ın görevi borsanın yükselmesini veya düşmesini engellemek değildir.
Devlet fiyat belirlememelidir.
Yatırımcının yerine karar da vermemelidir.
FİKAS’ın görevi finansal sistemin nereden kırılabileceğini kırılmadan önce hesaplamaktır.
Dünyadaki örnek: Sistem Çapında Keşif Senaryosu
Bu düşüncenin dünyada önemli örneklerinden biri İngiltere Merkez Bankası’nın geliştirdiği System-Wide Exploratory Scenario – SWES, benim Türkçe ifade etmeyi tercih ettiğim şekliyle Sistem Çapında Keşif Senaryosu yaklaşımıdır.
SWES’in önemli tarafı yalnızca tek bir kurumun dayanıklılığını incelemek yerine, aynı şok karşısında farklı finansal kuruluşların davranışlarının birbirlerini nasıl etkileyebileceğini araştırmasıdır.
Ben Yılmaz Sönmez olarak Türkiye için bunun bir adım daha ileri götürülebileceğini düşünüyorum.
Ben olsam SWES’in sistem çapındaki senaryo yaklaşımını, Türkiye’nin gerçek zamanlı finansal dijital ikiziyle birleştirirdim.
Böylece sistem yalnızca:
“Büyük bir şok meydana gelirse ne olur?”
sorusuna cevap vermez.
Aynı zamanda:
“Şu anda sistemin hangi noktasında böyle bir şoku büyütecek şartlar oluşuyor?”
sorusunu da sürekli sorar.
Türkiye’nin finansal dijital ikizini kurardım
Ben bir bilgisayar mühendisi olarak işe buradan başlardım.
Fonları, hisseleri, işlem hacimlerini, piyasa derinliğini, yatırımcı giriş-çıkışlarını ve fonların birbirleriyle ortak pozisyonlarını tek bir büyük veri mimarisinde buluştururdum.
Türkiye sermaye piyasasının bir Dijital İkizini (Digital Twin) oluştururdum.
Her fon bir düğüm.
Her hisse bir düğüm.
Fonun hisse üzerindeki pozisyonu iki düğüm arasındaki bağlantı.
Böylece ekrandaki soru artık:
“Bu fonun değeri ne kadar?”
olmazdı.
Ben Yılmaz Sönmez şunu sorardım:
“Bu fonun yatırımcılarının yüzde 20’si yarın çıkmak isterse, fonun elindeki varlıkların ne kadarı bugünkü fiyatlara yakın seviyelerden gerçekten nakde çevrilebilir?”
Aradaki fark bana gerçek likidite riskini gösterirdi.
Sistem Çapında Keşif Senaryosu’nu sürekli çalıştırırdım
Ben olsam FİKAS’ın içerisinde bir Sistem Çapında Keşif Senaryosu Motoru Yılmaz Sönmez olarak oluştururdum.
Sistem gece gündüz farklı senaryolar üretirdi:
BIST yüzde 10 düşerse ne olur?
Bir günde 50 milyar TL fon çıkışı gerçekleşirse ne olur?
Üç büyük fon aynı hisseleri satmak zorunda kalırsa ne olur?
Bir hisse art arda taban olursa hangi fon nakit sıkıntısına girer?
O fon satış yaparsa başka hangi fon etkilenir?
İkinci turda kim etkilenir?
Üçüncü turda sistem nereye ulaşır?
Böylece bilgisayar yalnızca birinci domino taşını değil, hangi taşın hangi taşı devireceğini hesaplamaya çalışır.
Yılmaz Sönmez’in önerisi: Likidite Sarmalı Motoru
FİKAS’ın merkezine benim Likidite Sarmalı Motoru adını verdiğim bir simülasyon katmanı yerleştirirdim.
Bu motor şu döngüyü sürekli hesaplar:
Yatırımcı çıkışı
↓
Nakit ihtiyacı
↓
Zorunlu satış
↓
Piyasa derinliğinin azalması
↓
Fiyat düşüşü
↓
Fon değerinin düşmesi
↓
Yeni yatırımcı çıkışı
↓
Yeni satış
Fakat burada durmaz.
Birinci fonun satışı ikinci fonun portföyünü düşürüyorsa ikinci fonu da simülasyona dahil eder.
İkinci fon üçüncüyü etkiliyorsa üçüncüyü de ekler.
Böylece ortaya Türkiye sermaye piyasasının finansal domino haritası çıkar.
Yapay zekâ suçlu aramayacak, anormalliği gösterecek
Burada önemli bir sınır koyuyorum.
Ben Yılmaz Sönmez olarak yapay zekânın insan yerine hüküm vermesini doğru bulmam.
FİKAS:
“Bu kişi manipülasyon yaptı.”
dememelidir.
Bunun yerine:
Yılmaz Sönmez olarak,
“Bu işlemler tarihsel ve piyasa davranışlarına göre olağandışı görünüyor; uzman incelemesi öneriyorum.”
demelidir.
Çünkü algoritma savcı değildir.
Algoritma hâkim değildir.
Algoritma SPK uzmanı da değildir.
Algoritmanın görevi milyonlarca işlemin içerisinde insanın gözünden kaçabilecek bağlantıları bulmaktır.
Finans piyasasının duman dedektörü
Ben bu sistemi en basit şekilde şöyle tarif ediyorum:
FİKAS finans piyasasının duman dedektörü olmalıdır.
Yangın çıktıktan sonra itfaiyeyi çağırmak elbette gereklidir.
Ama bilgisayar mühendisliğinin bize verdiği imkân bundan daha büyüktür.
Duman oluşmaya başladığında alarm verebiliriz.
Yılmaz Sönmez olarak Türkiye’nin finansal denetim sisteminde ulaşması gereken bir sonraki aşamanın reaktif denetimden öngörülü denetime geçiş olduğunu düşünüyorum.
Amaç borsanın düşmesini engellemek değildir.
Amaç serbest piyasanın yerine algoritma koymak değildir.
Amaç:
Riskin nerede biriktiğini görmek, sistemin nereden kırılabileceğini hesaplamak ve karar verici insana zaman kazandırmaktır.
Sonuç
Türkiye bugün son derece gelişmiş bir dijital finans altyapısına sahiptir.
Borsa İstanbul, MKK, Takasbank, KAP, TEFAS, aracı kurumlar ve düzenleyici kurumlarda muazzam miktarda veri oluşmaktadır.
Ben olsam bu verilerin üzerine yeni bir finansal sinir sistemi kurardım.
Yılmaz Sönmez olarak Adını da:
FİKAS – Finansal İstikrar Koruma ve Akıllı Sinyal Sistemi
koyardım.
FİKAS’ın içerisinde Türkiye’nin Finansal Dijital İkizi, Sistem Çapında Keşif Senaryosu Motoru, Likidite Sarmalı Motoru, fon-hisse ağ haritası, gerçek likidite ölçümü, yapay zekâ anomali tespiti ve sistemik risk erken uyarı mekanizması birlikte çalışırdı.
Ben Yılmaz Sönmez olarak şunu öneriyorum:
Finans piyasasında yangın çıktıktan sonra kimin kibriti yaktığını araştırmak elbette gereklidir.
Ama bilgisayar mühendisliğinin asıl katkısı, daha duman çıkarken sistemi uyarmaktır.
Çünkü dijital çağda devletin elindeki en büyük güç piyasaya müdahale etmek değil;
veriyi zamanında anlamaktır.
YILMAZ SÖNMEZ
BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ

YORUMLAR