Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Zafer İŞERİ
Zafer İŞERİ

Terörsüz Türkiye: Bir Sonraki Adımın Adresi Neresi?

Türkiye, uzun yıllardır güvenlik, terör ve toplumsal huzur başlıklarının gölgesinde ağır bir bedel ödedi. Binlerce insanın hayatını kaybettiği, ailelerin acılar yaşadığı ve ülkenin ekonomik ve sosyal kaynaklarının önemli bir bölümünün güvenlik sorunlarıyla mücadeleye ayrıldığı uzun bir dönemin ardından bugün “Terörsüz Türkiye” adı verilen yeni bir sürecin içinden geçiyoruz.

Bu süreci yalnızca siyasi bir proje olarak değerlendirmek de yalnızca güvenlik politikası olarak görmek de eksik kalacaktır. Çünkü mesele, bir taraftan terör örgütünün silah bırakması ve tasfiye edilmesi gibi somut bir güvenlik boyutuna, diğer taraftan ise toplumun geleceğe güvenle bakabilmesine ilişkin siyasi ve hukuki bir boyuta sahiptir.

Sürecin önemli dönemeçlerinden biri, 2025 yılında PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki açıklamalarıyla yaşandı. 2026 yılında ise konu TBMM’nin gündemine taşındı ve 10 Ağustos’ta “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kabul edildi. Böylece süreç, siyasi açıklamalar aşamasından çıkarak hukuki bir zemine taşınmış oldu.

Ancak tam da burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Bir yasanın kabul edilmesi, sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Asıl sınav bundan sonra başlayacak.

Türkiye açısından temel beklenti, silahların gerçekten ve geri dönüşü olmayacak şekilde devreden çıkmasıdır. Devletin güvenlik konusundaki hassasiyetleri ile toplumun “bir daha aynı acılar yaşanmasın” beklentisi aynı noktada buluşmaktadır. Dolayısıyla silah bırakma ve örgütsel yapının tasfiyesi konusunda açık, doğrulanabilir ve denetlenebilir bir mekanizmanın bulunması büyük önem taşımaktadır.

Diğer taraftan, sürecin yalnızca güvenlik başlığına indirgenmesi de doğru olmayacaktır. Hukukun üstünlüğü, vatandaşların eşitliği, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve toplumsal bütünleşme gibi başlıklar da sürecin kalıcı sonuç verebilmesi açısından önem taşımaktadır. Nitekim farklı siyasi çevrelerin sürece ilişkin beklentileri birbirinden ayrışsa da ortak zeminin, silahın ve şiddetin siyasetin aracı olmaktan çıkması olduğu görülmektedir.

Burada en önemli meselelerden biri de toplumun güvenidir.

Türkiye geçmişte benzer süreçlerde umut ile hayal kırıklığını aynı anda yaşadı. Bu nedenle bugün toplumun önemli bir bölümü gelişmeleri dikkatle, hatta temkinli biçimde izliyor. Bir kesim bu süreci tarihi bir fırsat olarak görürken, bir başka kesim güvenlik endişelerinin göz ardı edilmesinden çekiniyor. Her iki yaklaşımın da dikkate alınması, toplumsal uzlaşının güçlenmesi açısından önemlidir.

Terörsüz Türkiye hedefinin başarılı olup olmayacağını yalnızca siyasi aktörlerin açıklamaları değil, önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak somut uygulamalar belirleyecektir. Silahların tamamen bırakılması, örgütsel yapının sona ermesi, hukuki düzenlemelerin şeffaf biçimde uygulanması ve toplumun farklı kesimlerinin kendisini sürecin dışında hissetmemesi bu başarının temel ölçütleri olacaktır.

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı, geçmişin acılarını unutmak değil; o acıların yeniden yaşanmasını engelleyecek bir gelecek kurmaktır.

Terörsüz Türkiye, eğer gerçekten hedeflendiği gibi hayata geçirilebilirse, yalnızca terörün sona ermesi anlamına gelmeyecektir. Aynı zamanda güvenlik ile özgürlük, devlet ile vatandaş ve farklı toplumsal kesimler arasındaki ilişkinin daha güçlü bir hukuk ve demokrasi zemininde yeniden kurulması için de bir fırsat olabilir.

Fakat bunun için siyasi hesapların ötesinde, ortak akla, şeffaflığa, hukuka ve toplumsal hassasiyetlere ihtiyaç vardır.

Sonuçta mesele, hangi siyasi partinin süreci kazandığı değil; Türkiye’nin kazanıp kazanmadığıdır.

Bu nedenle bundan sonraki dönemde en doğru tutum, ne süreci koşulsuz biçimde alkışlamak ne de daha başlamadan reddetmektir. Yapılması gereken, gelişmeleri dikkatle izlemek, doğru adımları desteklemek, yanlışları eleştirmek ve bütün bunları Türkiye’nin ortak geleceğini merkeze alarak yapmaktır. Çünkü terörsüz bir Türkiye, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de hakkıdır.


Av. Zafer İşeri
HUKUKÇU

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER