İnsan bazen bir ülkenin ruh hâlini, en çok bayram arifelerinde hisseder…
Sokakların kalabalığında, vitrinlerin ışığında, insanların birbirine kurduğu cümlelerde görünmeyen bir duygu dolaşır. Bu duygu
bazen özlemdir, bazen yorgunluk… bazen de herkesin içinde taşıdığı ama yüksek sesle söylemediği ortak bir bekleyiştir.
Bu yıl sokaklarda yine bayram telaşı var. Çocukların gözlerinde aynı heyecan, büyüklerin dilinde aynı temenniler dolaşıyor. Ama
insan, kalabalığın içinde bile bazı sessizlikleri duyabiliyor. Çarşıların ışıkları yanıyor belki ama eski rahatlığın yerini artık daha
temkinli adımlar alıyor. İnsanlar yalnızca alışveriş yapmıyor; hesap yapıyor, ertelemeyi öğreniyor, yetinmeye çalışıyor.
Hayatın yükü bazen rakamlarda değil, insanların yüzündeki yorgunlukta kendini belli eder.
Bir baba market poşetini taşırken, bir esnaf kepengi kapatırken, bir genç geleceği düşünürken… aslında aynı soruyu sessizce soruyor: “Daha güzel günler gerçekten gelecek mi?”
Fakat bütün bunlara rağmen bu milletin en güçlü tarafı, umudu tamamen terk etmemesidir. Çünkü bu topraklarda insanlar ne kadar yorulursa yorulsun, bayram sabahı yine birbirine “iyi olacağız” hissi vermeyi başarır.
Belki bugün her şey olması gerektiği gibi değil.
Belki bazı şeyler uzun zamandır eksik.
Ama yine de umut dediğimiz şey, tam da zor zamanlarda anlam kazanıyor.
Temennimiz; sadece sofraların değil, insanların içinin de yeniden ferahladığı bir döneme ulaşmak…
Daha adil, daha huzurlu ve geleceğe daha güvenle bakılan yarınlara kavuşmak…
Bayramın; kırgınlıkların azaldığı, insanların birbirini yeniden anlamayı hatırladığı günlere vesile olması dileğiyle…
Zeydan AYDIN
TÜSKİAD Başkanı

YORUMLAR