Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Ebubekir ELMALI
Ebubekir ELMALI

MHP’nin Söylem Sertliği: İdeolojik Bir Tutarlılıktan Çok Siyasi Konumlanma

Son dönemde Devlet Bahçeli’nin sertleşen siyasi söylemlerinin çoğu zaman ideolojik bir sertliğin tezahürü olarak sunulsa da, gerçekte bu çıkışların belirgin bir stratejik zemine yaslandığını görmek gerekir.

Bahçeli’nin dili, doktriner milliyetçiliğin değişmez ilkelerinden ziyade, MHP’nin Türkiye siyasetindeki yerini koruma ve yeniden tanımlama çabasının bir aracı hâline gelmiştir.

2016-2023 dönemi, Türkiye’de güvenlik politikalarının eksen değiştirdiği bir dönemdi.

Bu dönemde devlet, terörle mücadele başlığında daha sertleşen bir güvenlik paradigmasına yönelirken, aynı anda siyasal alanda esneyen, farklı toplumsal kesimlere açılan ve zaman zaman ideolojik sabitleri geri planda tutan bir esneklik sergiledi.

Bu esneklik, özellikle Kürt meselesi, yerel yönetim dengeleri, denge-politik dış siyaset ve müzakere ihtimallerinin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, MHP açısından doğrudan bir tehdit duygusu üretmiştir.

MHP’nin siyasal kimliği, Türkiye’de devletin “birliği ve bütünlüğü” fikrine koşulsuz sadakati önceleyen bir güvenlik doktrininden beslenir.

Bu nedenle güvenlik politikalarının özgürlük politikalarıyla trade-off edilmesi, yani devletin güvenlik önceliklerinden taviz verip müzakereci veya reformcu bir çizgiye yönelmesi, MHP’nin ideolojik habitatını daraltır.

Bu daralma, sadece söylemsel bir tehdit değildir; parti için varoluşsal bir siyasal kayıp riskini temsil eder.

Çünkü MHP, gücünü yalnızca örgütlü tabanından değil, devlet refleksi olarak topluma yerleşmiş bir “tehdit algısı siyasetinin” sürekliliğinden alır.

Bu çerçevede Bahçeli’nin sertliği, esasen bir denge kurma girişimidir. “Devlet aklı” ile “milliyetçi duruş” arasında kurulan tarihsel ortaklığın çözülme ihtimali, MHP’yi daha yüksek perdeden konuşmak zorunda bırakmıştır.

Söylem sertleştikçe, tabana verilen mesaj nettir: “Biz buradayız ve devletin güvenlik ekseninin kaydığı her yerde dur diyeceğiz.”

Dolayısıyla bugün MHP’nin dili, salt ideolojik bir tutarlılığın devamı değildir.

Daha çok, Türkiye’de güvenlik merkezli siyaset geleneğinin sürekliliğini savunmak ve bu geleneğin olası yön değişimlerine karşı statükoyu korumaya dönük stratejik bir duruştur. Bahçeli’nin politikası, aslında bir hatırlatmadır: Devletin güvenlik ekseni genişlerse, MHP merkezde kalır; eksen özgürlük yönünde kayarsa, MHP siyasal pozisyon kaybeder.

Sertlik bu yüzden bir tercih değil, bir zorunluluktur.


Av. Ebubekir ELMALI
Hukukçu

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER