Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Zeydan AYDIN
Zeydan AYDIN

İTO Seçimleri 2026: Yüz Binlerce Üye Sandığa Gidecek, Peki Ticaret Dünyası Ne Bekliyor?

İstanbul Ticaret Odası (İTO) seçimleri, yalnızca meslek komitelerinin ve oda organlarının belirlendiği bir seçim süreci değildir. Bu seçimler, İstanbul’un ticari hayatının önümüzdeki dört yılda nasıl temsil edileceği, iş dünyasının hangi sorunlarının gündeme taşınacağı ve üyelerin beklentilerinin ne ölçüde karşılık bulacağı açısından büyük önem taşıyor.

27 Ekim 2026 Salı günü gerçekleştirilecek seçimlerde, İstanbul’un farklı sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler, kendilerini temsil edecek isimleri belirlemek üzere sandık başına gidecek. Ancak burada asıl soru yalnızca kimin seçileceği değil; seçilenlerin ticaret dünyasının beklentilerine ne ölçüde cevap verebileceğidir.

Sandığa katılım, temsilin gücünü belirliyor

İTO, İstanbul’un ekonomik büyüklüğünü ve sektör çeşitliliğini yansıtan önemli kurumlardan biri. Küçük işletmelerden büyük ölçekli şirketlere, üreticilerden hizmet sektörüne kadar geniş bir kesim bu temsil mekanizmasının içinde yer alıyor.

Böylesine geniş bir ticaret çevresini temsil eden seçimlerde katılım oranı da önem taşıyor. Çünkü güçlü temsil, yalnızca seçilmekle değil, mümkün olduğunca geniş bir üye kitlesinin iradesinin sandığa yansımasıyla anlam kazanıyor.

Üyelerin sandığa gitmesi, kendi sektörlerinin sorunlarını ve beklentilerini temsil edecek kişileri belirleme sorumluluğunun bir parçasıdır. Katılımın artması, temsilin meşruiyetini ve seçilen isimlerin üyeler nezdindeki dayanağını güçlendirir.

Rekabetin niteliği, ticaret dünyasına güven vermeli

Seçimlerde farklı listelerin ve adayların yarışması, üyelerin tercihlerini karşılaştırabilmesi açısından değerlidir. Ancak bu rekabetin yalnızca isimler, sloganlar veya seçim dönemine özgü vaatler üzerinden yürütülmesi yeterli değildir.

Üyeler; mesleki sorunlara hâkim, sektörün ihtiyaçlarını bilen, ulaşılabilir ve çözüm üretme kapasitesine sahip temsilciler görmek istiyor. Bu nedenle adayların projelerini açıkça ortaya koyması, vaatlerini somutlaştırması ve üyelerle sağlıklı bir iletişim kurması önem taşıyor.

Şeffaflık, adil rekabet ve karşılıklı saygı, seçim sürecinin güvenilirliğini güçlendiren temel unsurlardır. Seçimlerin ardından ortaya çıkacak sonuç ne olursa olsun, ticaret dünyasının kurumsal itibarını koruyacak bir anlayışın sürdürülmesi gerekir.

Seçimden sonra asıl sınav başlıyor

Seçim günü sandıktan çıkan sonuç, sürecin sonu değil; yeni bir sorumluluk döneminin başlangıcıdır. Temsil görevini üstlenenlerin, kendilerine oy verenlerle sınırlı kalmadan bütün üyelerin sorunlarına kulak vermesi beklenir.

Üyelerin finansmana erişimden maliyet artışlarına, istihdamdan nitelikli iş gücüne, dijitalleşmeden dış pazarlara açılmaya kadar birçok konuda beklentileri bulunuyor. Bu sorunların tamamını tek bir kurumun çözmesi elbette mümkün değildir. Ancak İTO gibi köklü bir kurumun, üyelerin taleplerini ilgili mercilere taşıması, çözüm süreçlerini takip etmesi ve gelişmeleri şeffaf biçimde paylaşması büyük önem taşır.

Temsilin gerçek değeri, seçim döneminde verilen sözlerle değil, seçim sonrasında ortaya konulan çalışma ve sonuçlarla ölçülür.

Ticaret dünyası ne bekliyor?

İstanbul iş dünyasının temel beklentilerinden biri, meslek komitelerinin yalnızca toplantı yapılan birimler olarak kalmaması; sektörlerin gerçek sorunlarının konuşulduğu, önerilerin geliştirildiği ve sonuçların takip edildiği etkili platformlara dönüşmesidir.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin sesi duyulmalı, sektörler arasındaki farklı ihtiyaçlar dikkate alınmalı, genç girişimcilerin ve yeni nesil işletmelerin görüşlerine de yer verilmelidir. Temsilin niteliği, farklı ölçeklerdeki işletmelerin ve farklı sektörlerin kendilerini ne ölçüde ifade edebildiğiyle yakından ilişkilidir.

Aynı zamanda üyelerin seçimden seçime hatırlanan kişiler olmaması gerekir. Düzenli iletişim, açık bilgilendirme ve erişilebilir temsil anlayışı, kurumsal güveni güçlendiren unsurlardır.

Dört yılın sorumluluğu, bir günlük tercihten daha büyüktür

İTO seçimleri, ticaret dünyasına yalnızca adayları değerlendirme değil, aynı zamanda nasıl bir temsil anlayışı istediğini ortaya koyma fırsatı sunuyor. Sandıkta verilen tercih, önümüzdeki dört yıl boyunca sektörlerin hangi sesle, hangi önceliklerle ve hangi çalışma anlayışıyla temsil edileceğine ilişkin bir karar niteliği taşıyor.

Bu nedenle seçim sürecinin sağlıklı işlemesi kadar, seçim sonrasında hesap verebilirliğin ve üyelerle iletişimin devam etmesi de önemlidir. Seçilenlerin başarı ölçüsü, yalnızca aldıkları oy sayısı değil; üstlendikleri sorumluluğu ne kadar yerine getirdikleri olmalıdır.

Sonuç olarak, İTO seçimlerinde asıl mesele yalnızca kimin kazanacağı değil, İstanbul ticaret dünyasının ne kadar güçlü, adil ve etkili temsil edileceğidir. Sandıktan çıkan iradenin kurumsal sorumluluğa dönüşmesi, hem oda üyeleri hem de İstanbul ekonomisi açısından belirleyici olacaktır.



Zeydan AYDIN
TÜSKİAD Yönetim Kurulu Başkanı

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER